Gebelikte Bebeğin cinsiyeti ne zaman oluşur

Bebeğin cinsiyeti ne zaman oluşur?

Yumurtadan gelen XX cinsiyet kromozomları ile spermlerin X veya Y kromozomlu olanlarının birleşmesi sonucunda cinsiyet şekillenmektedir. Yani, bebeğin cinsiyetini babadan gelen spermin taşıdığı kromozom belirlemektedir.

Dölleyici sperm X kromozomu taşıyorsa bebek kız (XX), dölleyici sperm Y kromozomu taşıyorsa bebek erkek cinsiyete (XY) sahip olacaktır.

Bu nedenle aslında bebeğin cinsiyeti yumurta ile spermin birleşmesi sonucu gebeliğin ilk gününden itibaren bellidir. Ancak ultrason yardımı ile cinsiyet tespiti en erken 14.-15. haftalardan itibaren, bebeğin genital organının görülmesi sonucunda mümkün hale gelecektir.

Bebeğin karında duruş şekli, karnın dışarıdan görünüş şekli, annenin aşerdiği bazı besinler ve gebeliğin şikayetlerine bakılarak cinsiyet tahmininde bulunmak YANLIŞTIR.

Yine, Çin takvimine göre ilişkide bulunmak, korunulmayan günlerde özel diyetler yapmak, özel günlere veya saatlere göre cinsel ilişkilerde bulunmak bebeğin cinsiyetini ETKİLEMEYECEKTİR. Bunlar tamamiyle hamileliğin hurafelerindendir.

Gebelik testleri
Gebeliğin oluşması ile birlikte 8-9. günlerde kanda HCG hormonu salgılanmaya başlar. HCG hormonu ilişkiden yaklaşık 12- 14 gün sonra 100 mIU /ml civarına çıkmaktadır. Bu da kişinin beklenilen adet dönemine geldiği güne uyan dönemdir.

Yani bir kadın adet gününe geldiği halde adet görmemişse –eğer varsa- kan testi yolu ile gebeliği tespit edilebilir.

İdrarda hamilelik tespiti ise kandakinden birkaç gün daha geç ortaya çıkacaktır. Bu da beklenilen adet sonrası 4-7 günlük retard (gecikme) sonrası döneme uyar.

Hamilelik şüphesi taşıyan pek çok kadın soluğu ilk olarak bir eczanede alır. Eczanelerde satılan ve “prediktör” veya “Home Pregnancy Test (HPT)” adı verilen özel gebelik testleri kolay uygulanabilirlik, çabuk sonuç verme ve ucuz olmalarından dolayı bir cazibe halindedir.

Prediktör’ler sensitivite (duyarlılık) durumlarına göre hamileliğin daha erken veya daha geç dönemlerde sonuç verebilmektedirler.

Hamileliği düşünen ve arzulayan kişiler için gebe kalma “pembe bir düş” iken gebe kalmak istemeyen kişiler için bu durum tam bir “kabus” olabilir.

Piyasada (eczanelerde) satılan ve kişinin kendi kendine uyguladığı testlerin güvenilirliği laboratuvar testlerine göre biraz daha düşüktür. Sonuçlar yanlış olarak pozitif veya yanlış olarak negatif çıkabilmektedir. Bu nedenle adet gecikmesi olan ve kendi kendine yaptığı test negatif çıkan kadınlar hekimlerini durumları hakkında bilgilendirmeli ve onun önerilerine uymalıdırlar.

Ayrıca evde kendi kendine yapılan idrardan hamilelik testleri (prediktorler) birkaç türlüdür. Bu testleri yapmadan önce kişi test içindeki prospektüsü birkaç kez okumalı ve testi hatalı uygulamamalıdır.

SIKÇA SORULAN SORULAR
Prediktörler hamileliği nasıl saptar?
Prediktörler idrarda atılan HCG hormonunu tespit ederek hamileliği saptamaya yarayan test çubuklarıdır. İdrarda HCG değerlerinin yükselmesi kandakinden daha geç olur.

Bu nedenle bir kişinin gebeliği ilişkiden ortalama olarak 15 günden sonra kanda, 18-20 gün sonra idrarda ortaya çıkmaktadır.

Prediktörün duyarlılığı ne demektir?
Evde yapılan gebelik testlerinin duyarlılığı, gebeliği erken dönemde yakalaması ile orantılıdır. Yani, bir gebeliği bir prediktör ne kadar erken yakalarsa o kadar duyarlıdır.

Eczanelerde satılan pek çok hamilelik testinin hassasiyeti 20-50 mIU/mL arasındadır. Yani hCG değeri 20 mIU/mL’nin altındaysa test sonuç vermeyecektir.

Kanda beta HCG ölçümüne dayanan gebelik testi daha kesin ve net sonuç vermektedir. Ayrıca gebeliğin gidişatını göstermede de kandaki gebelik testleri daha güvenilirdir.

Evde hamilelik testleri nasıl yapılır?
Öncelikle eczaneden testi satın almadan önce “son kullanma tarihi”nin geçip geçmediğini kontrol ediniz.

Her hamilelik testinin kendine ait özellikleri olabilir. Bu nedenle eczaneden test aldığınızda öncelikle kullanma talimatını okuyunuz.

Test için en uygun örnek; sabah ilk tuvalette alınan “orta idrar” ınızdır. Yani sabah ilk idrarınızda, idrar yapmaya başlayıp biraz idrarınızı dışa boşalttıktan sonra idrar örneğini almanız daha uygun olacaktır.

Testin özelliğine göre idrarınızı bir kaba alıp damlalık ile damlatmanız, idrar kabına batırmanız ya da direkt olarak idrarınızı yaparken testi akan idrara tutmanız uygulanabilecek yöntemlerdir.

Gebelik testleri ne zaman pozitifleşir?
Erken dönemde adetinizin yeterince gecikmesini beklemeden yaptığınız gebelik testi hamile olduğunuz halde negatif sonuç verebilir. Emin olabilmek için adetinizin en az 7 gününün gecikmesini beklemenizde fayda var. (Bu da yaklaşık olarak ilişkiden 20 gün sonrası bir dönem demektir)

Ancak kesin emin olabilmek için kanda gebelik testi (Beta HCG) de yaptırabilirsiniz. Beta HCG hem daha önce hem de daha kesin olarak sonuç verecektir.

Beklenilen adet dönemi geldiğinde adet görmediğinizde eğer gebeliğiniz varsa kanda gebelik testi pozitif (müspet) olacaktır. (Bu da yaklaşık ilişkiden ortalama 15 gün sonrası bir döneme denk gelir)

Normal gebelikte Beta HCG düzeyleri

Normal gebelikte Beta HCG düzeyleri
Normal bir hamilelikte Beta HCG düzeyleri oldukça değişik düzeylerdedir. Bu nedenle HCG hormonu düzeyine bakarak gebelik haftasını tahmin etmek çok doğu bir yol olmayacaktır.

Gebeliğin kesin haftasını söylemek için basit bir ultrason değerlendirmesi yeterlidir.

Benzer şekilde bebeğin sağlık durumu ve canlı olup olmadığı da ultrason değerlendirmesi ile açığa kavuşabilir. Çünkü bebek ölü olsa dahi plasentadan düşük miktarda da olsa HCG hormonu salgılanmaya devam etmektedir.

Hipofiz bezinde LH üreten hücreler çok az miktarda hCG de üretirler. Gebe olmayan bir kadının kanında 5-10 IU/mL düzeyinde hCG saptanmasının nedeni bu üretimdir.

Teorik olarak kanda 10 miliinternasyonel unite/ml üzerinde HCG hormonu düzeyinin saptanması ile “gebelik teşhisi” konulabilir.
Son Adet Tarihi
HCG (mIU/ml)
3 hafta 10 – 50
4 hafta 3 – 426
5 hafta 19 – 7,340
6 hafta 1,080 – 56,500
7 – 12 hafta 7,650 – 288,000
13 – 16 hafta 13,300 – 254,000
17 – 24 hafta 4,060 – 165,400
25 – 40 hafta 3,640 – 117,000
HCG hormonu ve gebeliğin bulantı kusmaları
9. gebelik haftasında en yüksek düzeylere çıkan ve bu haftalardan itibaren düşerek plato çizen HCG hormonu bir yerde gebelikte ortaya çıkan bulantı kusmaların (Hyperemesis Gravidarum) da nedeni olarak gösterilmektedir. Genelde gebeliğin ilk aylarındaki bulantı ve kusmalar ilk üç ayın tamamlanması ile birlikte HCG hormonunun düşüşüne paralel şekilde azalmaktadır.

Yine HCG hormonun normalin üstünde olduğu ikiz gebelik ve üzüm gebeliği (mol hidatiform) gibi durumlarda bulantı ve kusmalar da çok ileri boyutlara taşınabilir.

Beta HCG anormal değerleri
Bazı durumlarda kanda bulunan HCG değeri normalin altında veya üstünde olabilir veya HCG artışları normalden farklı düzeylerde seyredebilir. Seri olarak ölçülen HCG düzeyleri bize gebeliğin gidişatı ile ilgili bilgiler de verebilmektedir.

Erken dönemde düşük (abort) yapma
Birkaç günlük adet gecikmesinden hemen sonra yapılan kanda gebelik testleri pozitif olsa da daha sonra gebeliğin sonlanımı ile negatife dönebilir. Gebeliğin hemen ilk dönemlerinde ultrasonla saptanmaksızın düşükle sonuçlanan bu gebeliklere “biyokimyasal (kimyasal) gebelik” adı verilmektedir.

Aslında tüm hamileliklerin %50’si biyokimyasal gebeliklerden oluşmakta ve doğal seleksiyona uğrayarak gebeliğin kaybı ile sonuçlanmaktadır. Bu durum kliniğe; birkaç günlük adet gecikmesi sonrasında normalden biraz fazlaca kanama ile kendisini göstermektedir. Çoğu kişi bu tür kanamaları “gecikmiş bir adet dönemi” olarak zanneder.

Düşüklerle ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

Dış gebelik (ex-u, extrauterin gebelik)
Gebelik ürününün rahim dışında yerleşmesi ile kendisini gösteren dış gebeliklerde kanda veya idrarda gebelik testi pozitif olmasına rağmen beta HCG artışları normalin dışındadır. Bu artışlar bazen çok az olmakta bazen de düşükle sonuçlanmaktadır. Kesin tanı vajinal yolla yapılan ultrason ve seri Beta HCG ölçümleri ile konmaktadır.

Dış gebelik ile ilgili ayrıntılı bilgiler için tıklayınız >>>

Kanser
Çok nadiren bazı kanser durumlarında kişi gebe olmasa dahi gebelik testi pozitif çıkabilir. Bu tür durumlar çok nadirdir ve bazı kanser hücrelerinin HCG hormonu salgılamasına bağlıdır. Bu kanser türleri arasında bazı over (yumurtalık) kanserleri, erkeklerde testis kanserleri ve mesane kanserleri sayılmaktadır.

Gebelikte plasentanın kanseröz değişimlerinden “koryakarsinom” durumunda da gebeliğin sonlanmasına rağmen kanda HCG hormonu uzun süreliğine salgılanmasına devam edebilir. Bu durum tedavi edilmesi gereken önemli bir hastalıktır.

Mol gebelik (üzüm gebeliği)
Gestasyonel trofoblastik hastalıklar grubunda yer alan mol gebeliğinde HCG değerleri normal gebeliklere göre daha yüksek ve yükselme hızı daha fazladır.
Mol gebeliğin ve koryokarsinomların tedavilerinin izlemlerinde de HCG değerleri tedavideki gidişatı izlemek açısından oldukça önemlidir.

Mol gebelik ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

Çoğul gebelikler
Çoğul gebeliklerde plasental hacmin fazlalığı sonucunda trofoblastik hücrelerden daha çok HCG salgılanmaktadır. Son yıllarda artan yardımcı üreme teknikleri neticesinde çoğul gebeliklerde de artış izlenmektedir.

Çoğul gebelikler ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

HCG İğneleri
HCG hormonunun gebelik üzerindeki olumlu etkilerini taklit etmek amacıyla üretilmiş bir takım preperatlar (ilaçlar) mevcuttur. Bunlardan en önemlileri ilaçla veya kendiliğinden (spontan) olgunlaşan yumurtayı çatlatmak için uygulanan ve halk arasında “çatlatma iğnesi” olarak da bilinen iğnelerdir.

Çatlatma amacıyla kalçadan tozu sulandırarak 5,000 veya 10.000 ünite olarak uygulanan pregnyl ampul ile karından yine sulandırarak cilt altına enjekte edilen Ovitrelle bu iğnelere verilen örneklerdir.

Yine bazı durumlarda tüp bebek veya aşılama (IUI) tedavilerini takiben yapılan 1,500 ünite HCG hormon iğneleri ile “”korpus luteum” desteklenmekte, bu şekilde salgılanan progesteron hormonu sayesinde gebeliğin devamlılığı amaçlanmaktadır.

Gebelik Şüphesi
Bir kişinin her adet gecikmesinde öncelikle gebelik şüphesi akla gelmelidir. Çünkü gebeliğin ilk ve en önemli bulgusu adet gecikmesi veya tıbbi tabiri ile “adet (mens, regl) retardı”dır. Gebelik oluştuktan sonra gebelik materyalinden salgılanan hormonlar kişinin adet görmesini engelleyerek adet gecikmesine neden olacaktır.

Adet gecikmeleri ile ilgili bilgiler için tıklayınız >>>

Bu nedenle her türlü adet gecikmesi durumunda gebelik testini yaptırmanızda fayda vardır.

Ancak her adet gecikmesi gebelik anlamına gelmez. Bir kişinin adetleri psikolojik nedenler, stres, hormonal nedenler, yumurtalık kistleri, diyet, iklim farklılıkları, yer değişiklikleri ve hayat tarzındaki değişimlerden ötürü gecikebilir veya zaman içinde düzensizleşebilir.

Durumunuzun daha netleşmesi için gebe olsanız da olmasanız da jinekologunuza başvurarak genel bir kontrolden geçmenizi öneririz. Yapılan bir ultrason tetkiki ve jinekolojik muayeneniz oldukça önemli bilgiler sağlayacaktır.

Her ne kadar gebeliği düşündüren bulgular ile gebeliğin olası bulguları aşağıda belirtilmiş olsa da gebeliğin kesin bulgusu yapılan bir ultrason muayenesi sonucunda gebelik kesesinin ve bebeğin görülmesidir.

Gebeliğin belirtileri
Gebeliği düşündüren bulgular
1. Adet gecikmesi
2. Memelerde dolgunluk ve hassasiyet
3. Bulantı & Kusma
4. Sık idrara çıkma
5. Halsizlik
6. Karında büyüme

Gebeliğin olası bulguları
1. Rahimin (uterus) büyümesi
2. Gebelik testleri

Gebeliğin kesin bulguları
1. Bebeğin kalp atımlarını duyulması
2. Bebek hareketlerinin hissedilmesi
3. Utrason tetkiki

Gebelik Hormonu HCG HORMONU

GEBELİK TESTİ ve HCG HORMONU

Adolesan, gebelik testi, hamilelik
Bu bölümde HCG hormonu, kanda ve idrarda yapılan gebelik testleri ile gebeliğin erken dönemlerindeki bulgular ele alınmaktadır.
Hamileliğin erken döneminde yükselerek önce kanda sonra da idrarda tespit edilebilir hale gelen HCG hormonu, gebelik testlerinin pozitifleşmesine sebep olmaktadır.
Bu nedenle HCG hormonuna “gebelik hormonu” da denilebilir.

HCG hormonu nasıl salgılanır?
Yumurtalıklardan atılan bir yumurta hücresinin (oosit) tüpten aşağıya doğru inerken sperm hücresi ile karşılaşması sonrasında gelişen döllenme (fertilizasyon) olayı ile birlikte HCG hormonu salınımı da başlamaktadır.

Öncelikle çok düşük düzeylerde salınıma başlayan HCG hormonu oluşan gebelik ürününün 5-6 günlük seyahati sonrasında rahim içine yuvalanması (implantasyon) ile birlikte hızla yükselmeye başlar.

Bir yandan bölünerek çoğalan diğer yandan rahim içine entegrasyonu sağlayan dokuların oluşumu ile 40 haftalık bir maratonu içine alacak embriyonik hayatın ilk safhaları da böylelikle başlamış olmaktadır.

Embriyo büyüdükçe farklılaşma ile gelişen bir takım hücreler “plasenta” adı verilen ve ileride bebekle anne arasında madde-besin alışverişinde köprü görevi görecek olan organı şekillendirir.

İşte HCG hormonunun ana kaynağı da koryonik plasental dokunun “trofoblast” adı verilen segmentinde yer alan hücrelerdir.

HCG hormonunun yapısı…
HCG veya daha uzun açılımı ile “Human Chorionic Hormon” adı üstünde insan plasentasındaki koryonik hücrelerden sentezlenen ve gebeliğin devamı için şart olan protein yapısındaki bir hormondur.

HCG hormonunun alfa (α) ve beta (β) olmak üzere iki ayrı alt grubu (sub-unit) vardır. Alfa HCG, kanda dolaşan LH (Lüteinizan hormon) ve TSH (Tiroid Stimulan Hormon) ile oldukça benzer yapıdadır. Hatta kanda ölçüm değerleri bu benzerlikten ötürü yanlış sonuçlar verebilmektedir.

HCG hormonunun beta alt grubu ise bahsi geçen hormonlarda oldukça ayrı bir yapıya sahiptir ve bu nedenle kanda gebelik testlerinde daha sensitif (duyarlı) bir sonuç vermektedir. Tüm bu sebeplerden kanda gebelik testlerinde ölçülen HCG hormonunun beta subunit’i veya daha kısa adıyla β (Beta) HCG’dir.

Hamilelikte tarama testleri ve β-HCG
Bazı genetik hastalıklarda kanda dolaşan β-HCG hormonunun ölçülmesi bebeğin sağlığı açısından indirekt bulgular verebilmektedir.

Hamilelikte tarama testlerinden ikili test 11.-14. hamilelik haftaları arasında yapılmaktadır. Bu dönemlerde Down sendromu gibi bir takım genetik anormalliklerde kanın serumunda dolaşan serbest (free) β-HCG değerleri normalin iki katına kadar çıkmaktadır.

Yine 16.-18. hamilelik haftalarında yapılan üçlü tarama testlerinde de Beta HCG değerinin normalin üzerinde olması, Down sendromu açısından risk oranını arttırmaktadır.

HCG hormonunun görevi
Progesteron, bebeğin rahim içinde yuvalanmasını ve tutunmasını sağlayan hayati bir hormondur. Gebeliğin ilk dönemlerinden itibaren yumurtalıklardan salgılanarak gebeliğin devamını sağlar.

HCG hormonunun temel görevi ise özellikle gebeliğin ilk üç ayında, (plasentanın (eş kısmının) oluşumuna kadarki süre içinde) progesteron hormonunun salınımını uyarmaktır. Bu üç aylık dönem sonrasında plasenta devreye girecek ve gebeliğin devamı için gerekli hormonları salgılayacaktır.

Hamilelikte HCG düzeyleri
Gebeliğin oluşması ile birlikte döllenmeden sonraki 8-9. günlerde yükselmeye başlayan HCG düzeyleri, her geçen gün ikiye katlanmaktadır. Buna “doubling time” (ikiye katlanma süresi) adı verilmektedir. İlerleyen gebelik haftalarında ikiye katlanma süresi zaman geçtikçe hız keserek yavaşlamaktadır.

DOĞUMA HAZIRLIK DÖNEMİ

DOĞUMA HAZIRLIK

DOĞUMA HAZIRLIK DÖNEMİ
Gebelikte iyi bir eğitim sonucu bilinçli gebeler; özellikle normal doğuma hazırlanırken doğum öncesi, doğum eylemi sırasında ve doğum sonrası dönemde neler olacağını iyice öğreneceklerdir. Ayrıca kendi vücudunu doğum sancıları sırasında nasıl kontrol edeceği konusunda gerekli teknikleri öğrenerek deneyim kazanacaktır. Örneğin ağrı geldiğinde kendisini kasıp çaresiz beklemeyecek, bilinçli bir şekilde gevşemeyi ve sakin olmayı öğrenecektir.

Yine, her kasılma sırasında kasılmanın şiddeti veya zamanına bağlı olarak özel nefes alma tekniğini uygulayacak ve böylece oksijen seviyesini kontrol altında tutabileceklerdir. Her kasılma sırasında yapması gerekenleri bilecek, böylece beyni bu olayla meşgul olduğu için daha az ağrı hissedecektir.

Doğuma hazırlık sürecini yaşayan gebeler doğumda ağrının başlangıcını, en şiddetli anını, bitişini bilinçli bir şekilde ayıracak ve her iki ağrı arasındaki zamanda doğru bir şekilde istirahat etmeyi ve adalelerini dinlendirmeyi öğrenip, doğum sırasında hala bilincini koruyarak, güçlü ve enerjik kalacaktır. Yine bu ağrılar ve ağrılar arası süreçte daima yanında bulunan eş de çaresiz ve panik içinde olmayacak, akıllı bir şekilde gebeye yardım edecektir.

Bu amaca göre eğitilmiş gebe için, her ağrı korku ve çaresizliğin başlangıcı değil, mutlu sona erişmek için iş yapma vaktidir. Bilgi özgüven, gevşeyebilme, nefes alma teknikleri ve enerjisini koruyabilme sanatı gebe kadına doğum eylemi sırasında bilinçli ve aktif rol oynama şansı verecek, kendini ekibin bir parçası gibi hissetmesini sağlayacak ve bu mutlu sonda yalnız anne olmanın zevkini değil böyle bir olayda aktif rol oynamanın da başarı ve tatminini yaşayacaktır. Ayrıca aynı duyguları eşi de paylaşacaktır.

Yapılan çalışmalarda bu tür doğumlarda bulunmuş eşlerin çocuk sevgileri ve aile bağları çok daha güçlü olmakta ve boşanmalar daha az olmaktadır. Bu nedenle eş desteği ile doğuma hazırlık süreci önemlidir.